Yunan Mitolojisi 11 - KRAL MİDAS'IN KULAKLARININ UZAMASI
Efsaneye göre Marsyas adındaki bir Satiros (Keçi ayaklı, sivri kulaklı yarı insan yarı hayvan yaratıklar) bir gün kırlarda dolaşırken Athena'nın icat ettiği ancak çalarken yüzü çirkinleştiğinden fırlatıp attığı flütü bulmuş. Bir tanrıçanın eseri olduğu için çok güzel sesler çıkaran flütü çalmaya başladı..ve bir süre sonra marifetin kendisinde olduğuna inanmaya başlayarak kendini Apollon'a rakip görmeye başladı. Bunun üzerine Apollon kazananın kaybedene istediğini yapabilmesi şartıyla Marsyas ile bir yarış yapmaya karar verdi.
Apollon'un arkadaşları olan Musa'lar ve Phrygia (Fyrigia) kralı Midas
yarışmada hakem oldular. Apollon gitarı ile çok güzel şarkılar çalarak ortalığı
inletti. Marsyas da flütü ile ondan geri kalmayarak çok güzel şarkılar çaldı.
Hakemler tereddüt ediyorlardı. Bunun üzerine Apollon Lir'ini eline aldı. Okadar
güzel o kadar hoş şarkılar çaldı ki dağlar taşlar heyecandan titrediler. Marsyas
Apollon gibi çalamayacağını itiraf etmek zorunda kaldı. Apollon anlaşma gereği
Marsyas'ı ölümle cezalandırdı. Yarışma sırasında Marsyas'ın tarafını tutarak
onun daha iyi çaldığını iddia eden Midas'a da ceza verdi. Onun kulaklarının iyi
işitmediğini söyleyerek insanlara özgü kulakları ona uygun görmedi ve Midas'ın
kulaklarını uzatarak eşek kulaklarına çevirdi. Midas kulaklarından öyle
utanıyordu ki sürekli başında bir kalpakla dolaşmaya başladı. Fakat berberi
saçlarını keserken kulaklarını farketmişti. Midas hiç kimseye anlatmama şartıyla
berberine yaşamını bağışladı. Fakat berber bu sırrı içinde saklamakta çok
zorlandı. Birilerine söylemezse patlayacağını düşünüyordu, diğer yandan
söylediği taktirde Kral'ın kendisini öldürmesinden korkuyordu. Sonunda bir gün
daha fazla dayanamayarak ıssız bir yerde bir çukur açtı, ve oraya eğilerek
yavaşça "Haberiniz var mı, Kral Midas eşek kulaklıdır" diye fısıldadı. Bunu
söyleyince üzerinden büyük bir yük kalkmış gibi oldu ve rahatladı. Fakat kazdığı
çukurun yanındaki kamışları hesaba katmamıştı. Kamışlar rüzgarla sallandıkları
zaman "Midas'ın kulakları eşek kulakları, Midas'ın kulakları eşek kulakları"
diye sırrı her tarafa yaydılar.
ARTEMIS ( DİANA)
Zeus'un kızı ve Apollon'un kızkardeşi olan Artemis kardeşinden bir gün önce doğdu. Dünyaya gelir gelmez hemen kalktı ve Annesi Leto'ya kerdeşi Apollon'u doğururken yardım etti. Fakat annesinin hem doğum sırasında çektiği acılar hemde her yarden kovulması Artemis'in evlilikten nefret etmesine neden oldu. Bu yüzden oda kızkardeşi Athena gibi sonsuza dek evlenmemeye karar verdi. Ve babasından bunun için yardım istedi. Ondan yay ve hızlı uçan oklar ve yanan bir meşale istedi.
Zeus kızının tüm isteklerini yerine getirdi. O günden itibaren Artmis yay ve oklarla donatıldı. Ormanların ve dağların kraliçesi oldu. En büyük zevki vahşi hayvanları kovalamaktı. Şarı üzerinde ava çıkardı böylece dağları ormanları aşar, vadileri dolaşır, karacaları, hızlı koşan geyikleri, domuzları yakalardı. Bu eğlenceden yorgun düşünce kardeşi Apollo'nun yanına gider onun yanında Musaları ve Khariteslerin şarkılarını dinleyerek ağaç gölgelerinde dinlenirdi.
Apollonun kardeşi Artemis, gün battıktan sonra gökte dolaşan, solgun ışıklı ayın tanrıçasıdır. Apollon gibi dünyayı aydınlatmakla görevlendirilmiş olan Artemis tıpkı kardeşi gibi parlaktır, oda ışıklar saçar, göklerde dolaşır. Apollo'nun kadın şeklidir.
ARTEMIS ( DİANA)
Zeus'un kızı ve Apollon'un kızkardeşi olan Artemis kardeşinden bir gün önce doğdu. Dünyaya gelir gelmez hemen kalktı ve Annesi Leto'ya kerdeşi Apollon'u doğururken yardım etti. Fakat annesinin hem doğum sırasında çektiği acılar hemde her yarden kovulması Artemis'in evlilikten nefret etmesine neden oldu. Bu yüzden oda kızkardeşi Athena gibi sonsuza dek evlenmemeye karar verdi. Ve babasından bunun için yardım istedi. Ondan yay ve hızlı uçan oklar ve yanan bir meşale istedi.
Zeus kızının tüm isteklerini yerine getirdi. O günden itibaren Artmis yay ve oklarla donatıldı. Ormanların ve dağların kraliçesi oldu. En büyük zevki vahşi hayvanları kovalamaktı. Şarı üzerinde ava çıkardı böylece dağları ormanları aşar, vadileri dolaşır, karacaları, hızlı koşan geyikleri, domuzları yakalardı. Bu eğlenceden yorgun düşünce kardeşi Apollo'nun yanına gider onun yanında Musaları ve Khariteslerin şarkılarını dinleyerek ağaç gölgelerinde dinlenirdi.
Apollonun kardeşi Artemis, gün battıktan sonra gökte dolaşan, solgun ışıklı ayın tanrıçasıdır. Apollon gibi dünyayı aydınlatmakla görevlendirilmiş olan Artemis tıpkı kardeşi gibi parlaktır, oda ışıklar saçar, göklerde dolaşır. Apollo'nun kadın şeklidir.
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenme
0
Sev
0
Komik
0
Vay
0
Üzgün
0
Kızgın
0




















