Sevdalı Kız

Kayıp bir kentin tam orta yerinde bir Sevadlı Kız tanıdım. Yara almış yaşamın içinde çektiği acılarla gülüyordu. Aldığı kararların ortasında, bir başına ve o güzel umutları ile yürüyordu. Bilirsiniz, bazen zor olur insanın yaşamını şekillendirmesi... Büyük kararlar almak gerekir yürüyebilmek için. Ve güçlü olmak için, umutlara tekrar sarılmak gerekir devam etmek için...

29.06.2010 - 15:33
1.3k
Hayatını tekrar yoluna koymak için kararlar almıştı sevdalı kız. Yaşamının tam ortasında yepyeni bir hayata yolculuk istiyordu; "değişmeli" diyordu "her şey". Acı veren onca günü geride bırakmak ve yürümek istiyordu yeni bir yaşama doğru. Yeni gün sancılarla doğuyordu ama. Sancılar batıyordu kalbine sanki.

Acılar yıpratıyordu yüreğini. Bir depremin fay hattı gibi çizmişti kalbini. Küçük küçük oluşan çatlaklar, toprağın biriken gerginliğiyle buluşunca olan olmuştu işte. Sanki fay hattı tam yüreğinin ortasında kırılmıştı. Bir uçurum gibi ikiye ayırmıştı yaşamını.

Kendisini mutsuz ve mutlu eden anılar geride kalmıştı. Hem de unutup gitmek istedikleriyle beraber, canına anlam katanları da bırakmıştı. Biliyordu öyle olmazdı bu. Ulaşıp almalıydı onları. Ama yoktu gücü şimdilik. Güç toplamaya çalışıyordu bu yüzden.

Umutlara, mutluluğa attığı her adım, ulaştığı her el onun parçası olmalıydı. Güç vermeliydi ona. Yaşamında geçen bir kişiyle bir kez daha sorguluyordu yaşadıklarını. Bir kez daha ölçüyordu yaşamın tüm kurallarını ve bir kez daha tartıyordu. Yine de hep umutlu gözlerle bakıyordu yaşama. Sanki her şey tekrar eskisi gibi mutlu olacakmış gibi bekliyordu... Birilerinden bir el bekliyor sanki.

Şimdi el uzatmak lazım. El uzatmak ve boşta kalması o elin... Siz yaşadınız mı hiç bu duyguyu? Böyle acı veren bir şeyi. Derin bir sancınız oldu mu sizin? Çok mutluyken bir anda boşluğa yuvarlandınız mı hiç? Peki o boşluktan nasıl kurtuldunuz? Yanınızda sevdiklerinizin olması yetti mi? O gücü kim aşıladı size? O üzüntülerden kurtulmanıza kim yardımcı oldu? Peki tam da şu an yaşamı, sorguladınız mı hiç tüm olanları? Nasıl bir düzende, kimin için yaşar insanoğlu? Kim karar verir kurallara? Kimindir çizilen kader? Ve bunca insanın yaşadığı bir yerde nasıl yalnızlaşır insanlar? Neden bencilleşir insanlar? Nasıl olurda duyarsızlaşır ve uzatılan eller nenden boşta kalır?

“Karşılığı olmayınca sevgiyi bile kabul etmiyor insanlar” diyor yaşamın kendisi. Oysa ki tanıdığım Sevdalı Kız sevgi doluydu, yüzünde hep gülücükler vardı onun. Umutsuz olmamıştı hiç yaşamda. Dünyadaki bu köhne düzenin insan ilişkilerinde yarattığı tahribatı böylesine yaşamak ağır gelmişti ona. İnsanların düştükleri, düşürüldükleri durumu görmek ve aralarında tasnif yapmak zorunda bırakılmak... Artık acı çekmek istemiyordu...

Nedense insanlar, bencil yanları söz konusu olunca birden bire silip geçiyorlardı etraflarındaki her şeyi. Hem de bunları çok güzel şaşaalı kelimeler kullanarak yapıyorlardı. En zoru da buydu Sevdalı Kız için. Yüzüne gülüp insanları kandırarak samimi gibi davranarak sonra arkasını dönenlerin, hep kendilerini en duyarlı ilan edenler olması kötü bir şeydir...

Yani güvendiği yada sevdiğin kişinin ikiyüzlülüklerinin ortaya çıkması. Ağır geliyordu ona tüm bunları yaşamak. İşte ona bakarak düşündüm tüm bunları… Sonra umudu, sadakati,mutluluğu, vefayı düşündüm bugün. bu zor şartlara rağmen taşıyanların bir tek “bizimkiler” olduğunu karar verdim... Bizimkiler, yani yaşama sevdalı olanlar,umuda sevdalı olanlar aynı Sevdalı Kız gibi...

Bıçak kesiği gibi bir sancı saplanıyor ara sıra yüreğine insanın. Yaşadıkları ağır geliyordu, ne kadar da acı olsa hayata tekrar tutunmasını bilmeliydi. Bu acıları her şeyin bir anda yok olmasını istiyor mesela insan. Unutmak, unutmak, unutturmak ve yok olmak. Acı çekiyor çünkü. elle tutulur, gözle görülür bir acı değil çoğu zaman bu. Hatta gülücüklerin arkasına sığınan içten içe yok eden sinsi bir acı. Öyle ki canının yandığını anlayan olmuyor. Bir yanının yok olduğunu bile göremeyebiliyorlar. Bakanların görmediği bir oyun sanki bu. Ve en kötü olanda de görmek isteyenlerin gitgide azalması...

Asıl mesele bu zaten. Görmek istememekle başlıyor nedense. İstemiyor çünkü. Yardımcı olmayı kabul etmiyor. Elini vermek istemiyor sana. Başkasının elini tutmak zor geliyor sanki, yük oluyor o anda. Kendi acımızla yanmaya o kadar alışıyoruz ki, başkasının acısına bakmak zorlaşıyor çoğu zaman. Acıları çeken biz değil de başkası olunca, tüm sorunlar bir anda çözülüyor sanki. Halbuki o böyle biri değil başkasının mutluğuna sevinen başkasının acısını yüreğinin derinliklerinde duyan bir insan.

Farkında olmada bu değerleri taşımayanlar insanlıktan çıkıyorlar sanki bir bataklığın içinde yaşıyorlar.Yabancılaşmış bir toplum bu bataklıkta kalmaya ömür boyu mahkum kalır. Aşk ve sevgi bu kadar kolay bir şey midir ki acı vermek çok kalay geliyor. Şairin dediği gibi:

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
yani yürekte.

(Nazım Hikmet )

Başkasına muhtaç olmadan, başkasına yük olmadan sadece kendine inanarak, güvenerek ayakta kalmak mı lazım? Sonra hayatla, insanlarla, yaşamla verdiğin bu kavgada hep yarını yaşamak için gücün olmasını istemek. Ve daha da zoru başkasının ayakta kalma savaşının içinde bir olabilmek. Güç verebilmek ona. El olabilmek, gülüşünü koymak ortaya, sıcaklığını, çıkarsız bir sevgiyi. İnsan olabilmenin erdemi aslında bunlar... Ve zor değil aslında. Sadece başkasının acısını görmek, görmeyi istemek gerekiyor. Adım atmak belki. Belki de sorgulamak, ne derseniz diyin bilmiyorum, bildiğim bir şey Sevdalı Kız.

Sevdalı Kız, tekrar bize hayatın bir direnmek olduğunu gösterdin.

Siz de Sevdalı Kız gibi iseniz, o zaman sizin gibi düşünen birkaç kişinin varlığını fark edersiniz. Aynı başkasının mutluluğunu ve acısını paylaşmak gibi. El ele verirsiniz umut etmek için. Bu defa onlar korkar. Karamsarlığa kapılırsınız kimi zaman. Umut edemez olur, umutsuz kalırsınız. O zamanlarda, yaşamak bile zor gelir size. Ama bilmelisiniz ki; sonuna, sonsuza, sonuncumuza kadar mücadele etmeliyiz.

Erzade BARUT

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenme Beğenme 0
Sev Sev 0
Komik Komik 0
Vay Vay 0
Üzgün Üzgün 0
Kızgın Kızgın 0