İNSANIN İNSANI AVLAYIP YEMEYE BAŞLADIĞI BİR YAŞAM BİÇİMİNE DOĞRU
Merak etmeyin. Uzun bilimsel cümlelerle Dünya’da yaşam kaynaklarının nasıl hızla tükendiğini anlatacak değilim size. Zaten öyle bir yazıyı da okumazsınız. “Beğendi” işareti yapar geçersiniz. Zaten kırık olan kalbim tekrar kırılmasın diye. Ayrıca paralı kanalların on yıldan beri tekrar tekrar verdiği belgeselleri izleye izleye bu konuda benden daha bilgili olduğunuza da eminim.
Ancak dikkatinizi çekerim küresel sermayenin yamyam medyasının para verip satın almadığı ya da ortak olduğu kıyımı bilmeyesiniz diye yayınlamadığı, henüz satın alınmamış bilim insanlarının ve belki birkaç canlıyı kurtarırız diye uğraşan çevre gönüllülerinin çalışmalarını izleyip, okuma şansınız olsaydı o zaman yazının başlığındaki ciddiyeti çok daha iyi anlardınız.
Buzulların erimesi, su kaynaklarının, toprağın vb. yok olmasıyla ilgili verilen “son bilgileri” veren belgesel sunucuları çoktan emekli oldu…Bulurlarsa bir iki balık avlayabilecekleri, serince bir dinlenme yeri aramakla meşguller. Buzullarsa kimyasal maddeli sular oldular. Bir kaç tanesi ”Allahın sıcağına” direnmeye çalışıyor işte. Siyasal ve tarihsel “doyumsuz” bilgiler edindiğiniz hazinemiz ”History” de kısa bilgiler sunan güzel Gisel Fernandez herhalde 60'larda falandır şimdi, fakat bir türlü ”Şili’yi, Marimar’ı,Gorbaçov’u” bırakıp Afganistan’ın işgaline bile gelemedi.
Yani siz eksik bilgilenme ile daha çok zamanımız var sanar ve de internette çer çöp ile uğraşırken, aklın alamayacağı kadar saçma “savaş ve siyaset” manzaralarıyla oyalanırken, arada gaza gelip bu kirli oyunlarda taraf olup naralar atarken, dünya ayağınızın altından çekiliyor. Kısaca bunu demek istiyorum.
Her şey sıcaklığın bir iki derece daha artmasına bağlı. Ben bilim insanlarının yalancısıyım ancak yirmi yıl sonra bile ne kadar “büyük ve çeşitli” insan eliyle yaratılmış felaketlerle karşı karşıya kalacağımızı ve bunun günümüz habercilerini kısa bir araştırma yaparak öğrenebilirsiniz.
”Yok kardeşim, bana ne. Ben bu kalan yıllarda yerim, içerim, sevişirim benden sonrası tufan” diye düşünüyorsanız ben de “sizin insanlığınızın içine...” der çocuklarınıza, torunlarınıza içine düşecekleri durumu kısaca anlatır sizi şikayet ederim.
“Çocuklar;
Kısa bir zaman sonra küresel sermayenin doymak bilmez açgözlülüğü, olan ve olası ahlaksızca, beyinsizce savaşlar ve bunların neden olduğu iklim değişikliği nedeniyle bilim kurgu filmlerde bile gördüğünüzden beter bir dünyada “yaşamaya” çalışacaksınız.
Türler yok olacak, su kaynakları, tarım alanları, enerji depoları yok olacak. Kıtlık, açlık, toplu ölümler yaşanırken bu büyükleriniz size miras olarak bir yağma ve yamyamlık toplumu bırakacak.
Adaletsiz sermaye düzeni; hırsla, kalan son yaşam kaynaklarını da işgal edecek. Bu “seçkinler” bir yandan kendi yaşamlarını devam ettirebilecekleri erişilmez sığınaklara çekilirken, öte yandan uzayda yaşayabilecekleri bir koloni peşine düşecekler. Sizden sakladıkları bilimsel bilgi ile çok öncelerden bunun hazırlıklarına başladılar bile.
Size, tabi sağ kalanlarınıza ” İNSANIN İNSANI AVLAYIP YEDİĞİ BİR YAŞAM BİÇİMİ” öngörüldü bile...” diye yazarım.
Ya ayağa kalkar Dünya’nın, çocuklarınızın ve tüm canlıların kurtuluşu için küresel sermayenin sizi aptal yerine koyduğu bu oyunu bozarsınız ya da oyun sahiplerinin, “üçkağıtçı kavgaları”, ”ırk, din, mezhep savaşları”, ” ne olucak ya, bak sermayeyle de, onun düzen siyasetçileriyle de uzlaşıp kardeş kardeş yaşayalım” diyen yalaka, yağcı, kemik yalayıcı akıl adamlarının peşinde evet-hayır oyunu oynarsınız.
Ben de sizi her gün çocuklarınıza şikayet ederim.
TİMUR UGAN
18.Temmuz.2010
http://timurugan.wordpress.com
Buzulların erimesi, su kaynaklarının, toprağın vb. yok olmasıyla ilgili verilen “son bilgileri” veren belgesel sunucuları çoktan emekli oldu…Bulurlarsa bir iki balık avlayabilecekleri, serince bir dinlenme yeri aramakla meşguller. Buzullarsa kimyasal maddeli sular oldular. Bir kaç tanesi ”Allahın sıcağına” direnmeye çalışıyor işte. Siyasal ve tarihsel “doyumsuz” bilgiler edindiğiniz hazinemiz ”History” de kısa bilgiler sunan güzel Gisel Fernandez herhalde 60'larda falandır şimdi, fakat bir türlü ”Şili’yi, Marimar’ı,Gorbaçov’u” bırakıp Afganistan’ın işgaline bile gelemedi.
Yani siz eksik bilgilenme ile daha çok zamanımız var sanar ve de internette çer çöp ile uğraşırken, aklın alamayacağı kadar saçma “savaş ve siyaset” manzaralarıyla oyalanırken, arada gaza gelip bu kirli oyunlarda taraf olup naralar atarken, dünya ayağınızın altından çekiliyor. Kısaca bunu demek istiyorum.
Her şey sıcaklığın bir iki derece daha artmasına bağlı. Ben bilim insanlarının yalancısıyım ancak yirmi yıl sonra bile ne kadar “büyük ve çeşitli” insan eliyle yaratılmış felaketlerle karşı karşıya kalacağımızı ve bunun günümüz habercilerini kısa bir araştırma yaparak öğrenebilirsiniz.
”Yok kardeşim, bana ne. Ben bu kalan yıllarda yerim, içerim, sevişirim benden sonrası tufan” diye düşünüyorsanız ben de “sizin insanlığınızın içine...” der çocuklarınıza, torunlarınıza içine düşecekleri durumu kısaca anlatır sizi şikayet ederim.
“Çocuklar;
Kısa bir zaman sonra küresel sermayenin doymak bilmez açgözlülüğü, olan ve olası ahlaksızca, beyinsizce savaşlar ve bunların neden olduğu iklim değişikliği nedeniyle bilim kurgu filmlerde bile gördüğünüzden beter bir dünyada “yaşamaya” çalışacaksınız.
Türler yok olacak, su kaynakları, tarım alanları, enerji depoları yok olacak. Kıtlık, açlık, toplu ölümler yaşanırken bu büyükleriniz size miras olarak bir yağma ve yamyamlık toplumu bırakacak.
Adaletsiz sermaye düzeni; hırsla, kalan son yaşam kaynaklarını da işgal edecek. Bu “seçkinler” bir yandan kendi yaşamlarını devam ettirebilecekleri erişilmez sığınaklara çekilirken, öte yandan uzayda yaşayabilecekleri bir koloni peşine düşecekler. Sizden sakladıkları bilimsel bilgi ile çok öncelerden bunun hazırlıklarına başladılar bile.
Size, tabi sağ kalanlarınıza ” İNSANIN İNSANI AVLAYIP YEDİĞİ BİR YAŞAM BİÇİMİ” öngörüldü bile...” diye yazarım.
Ya ayağa kalkar Dünya’nın, çocuklarınızın ve tüm canlıların kurtuluşu için küresel sermayenin sizi aptal yerine koyduğu bu oyunu bozarsınız ya da oyun sahiplerinin, “üçkağıtçı kavgaları”, ”ırk, din, mezhep savaşları”, ” ne olucak ya, bak sermayeyle de, onun düzen siyasetçileriyle de uzlaşıp kardeş kardeş yaşayalım” diyen yalaka, yağcı, kemik yalayıcı akıl adamlarının peşinde evet-hayır oyunu oynarsınız.
Ben de sizi her gün çocuklarınıza şikayet ederim.
TİMUR UGAN
18.Temmuz.2010
http://timurugan.wordpress.com
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenme
0
Sev
0
Komik
0
Vay
0
Üzgün
0
Kızgın
0




















