Oblomovluk Hastalığı ve Devrim
Tarih: 04.01.2010 Saat: 21:51
Konu: Yazar: Mahmut Halil Can


Oblomov, Rus yazar Gonçarov’un Oblomov adlı romanının baş kahramanıdır, ünlü karakteridir. Oblomov; tembel, hiçbir şey üretmeyen, her şeyi boş veren, hazırcı, ukala, yerinden kıpırdanmaktan bile kaçan, bezgin, halsiz, kötümser bir karakterdir. Oblomov, fiziki tembellik yanında zihinsel tembellikte de ön plandadır, öndedir. Sürekli kararlar alıp; kararlarının hiç birini uygulamak için kılını bile kıpırdatmadan yaşar. Hayata ve her şeye karşı tam bir aymazlık ve kayıtsızlık vardır Oblomov’da.

Var olana, sürene, devam edene tam bir itaat ve kabullenme iradesizliği vardır. ”Bana değmeyen bin yaşasın” anlayışının hakim olduğu bencillik, ben merkezcilik vardır. Hayata ve hayatın getirdiği her şeye karşı tam bir biat, boyun eğiş vardır. Hayatı değiştirmek uğruna bir çaba olmadığı gibi; hayatını değiştirmek isteyenlere karşı bir direnişte vardır.

En küçük bir değişime karşı korku, ürkü ve kaybetme duygusu vardır. Hayatı anlama ve kavrama çabası bir yana, kendini konumlama da bile tam bir siliklik, boşluk vardır.

Oblomova ait olan bu niteliklerin genel bir teorik-ideolojik , felsefi temelli olanına ise; Oblomovculuk denebilir. Oblomovculuk , tam bir atalet, statükoculuk, doğmatizm, iradesizlik, kişiliksizlik, korku-kaygılarının esiri olmak, gerici bir direniş, kayıtsızlık, aymazlık, bencillik, çıkarcılık, mücadelesizlik, boyun eğiştir.

Oblomovculuk, ciddi bir hastalıktır. Ciddi bir yaradır. Dünün rusyası ve özellikle Doğu halklarına özgü bir hastalık olan Oblomovculuk, hala doğu halklarında yaygın bir biçimde varlığını sürdürmektedir. Doğu halklarının her bakımdan geriliğinin temel noktalarından biridir Oblomovluk.

Oblomov’da betimlenen Oblomovculuk’a karşı savaş açmış olan Büyük Ekim Devrimi ve onun lideri Lenin bu konuda 1922’de Harp Okulundaki bir konuşmasında aynen şunları söylemiştir: ”Rusya, arka arkaya üç devrim yaşadı. Buna rağmen hala Oblomovlar kaldı. Çünkü Oblomovlar yalnız derebeyler ve köylüler arasında değil, işçiler ve komünistler arasında da vardır. toplantılarda ve komisyonlarda nasıl çalıştığımıza bakarsanız, Oblomovlar’ın içimizde olduğunu görürüz. O’nu adam etmek için daha çok yıkamak, temizlemek, sarsmak ve dövmek gerekecektir”.

Lenin, çok net biçimde her koşulda bu hastalığın olacağını belirterek, uğraşılan olgunun ne kadar ciddi bir yerde durduğunu göstermiştir. Neler yapılması gerektiğini, eleştirel ve özeleştirel tutum yanında, sürekli biçimde savaşımın her koldan sürdürülmesi gereğini de göstermiştir.

Oblomovculuk, emperyalist kapitalizmin doğal sonucu olan yabancılaşma ile birleşince yıkıcı etkisi daha bir artmaktadır. Yaşamın her alanında en kolay yolla, kılını bile kıpırdatmadan bir şeyleri elde etme ve taşın altına elini koymama anlayışı ile tüm Oblomov özellikleri genel olarak tüm dünya halklarının, özellikle doğu halklarının baş belası olmaya devam etmektedir.

Yeniden aynı Oblomov özelliklerini ve Oblomovculuğun karakteristik öne çıkanlarını yinelemek gereksidir. Bu coğrafyada genele de, özel çerçeveye de bakıldığında; bu hastalıklı halin ne olduğunu kavramak hiçte zor değildir. Çevremize ya da kendimize irdeleyici bir gözle bakmak ne demek istediğimizi, ne kadar Oblomov olup olmadığımızı anlamak için net fikirler verebilir. Nesnel olmak ve davranmak koşuluyla.

Tüm toplumsal kesimlerde, proleter ve emekçi çevrelerde olduğu gibi Oblomovluk ve Oblomovculuktan devrimci ve komünist hareket ve kişiler de muzdariptir. Aynı türden davranış ve yaşam biçimi, davranış özellikleri genel olarak hareketlerin kendisinde ve özel olarak tek tek bireylerde varlığını sürdürmektedir.

Değişim ve dönüşümün, değiştirme ve dönüştürmenin motoru ve itici gücü olan bu kesimlerde varlığını sürdüren, egemen eğilim olan bu durum değiştirilmeden; dünyayı değiştirmek olanaksızdır. Kendini yenileme, değiştirme iradesi gösteremeyenler dünyayı değiştirme irade ve gücüne sahip olamazlar. Oblomovların karşısına romanın kendisindeki karakterlerden olan Stoltz’ları çıkarmadan başarmak imkansızdır.

Herkes kendi ateşleri içinde yanıp kavrulmadan, proleter ve emekçi yığınları sosyalizm ve komünizmin insanlık ateşi içinde yakamazlar. Oblomovlarımız ve Oblomovluklarımızla karşı haydi mücadeleye...

Mahmut Halil Can (Sendiren)
Aralık 2008

http://ateshirsizi. net







Bu yazının geldiği yer: Şirince Paylaşım
http://arsiv.sirince.net/

Bu yazı için adres:
http://arsiv.sirince.net//modules.php?name=News&file=article&sid=1235