KOMUOYUNA DEĞİL, KAMUOYUNA DUYURULUR

Akıl değil, özür istiyoruz! Bu kentin çocuklarının tiyatro hakkını geri istiyoruz! Milli Eğitim Müdürü Hacı Ali Yeşilyurt imzalı duyurunun pek çok yeri asılsızdır asıl konuyla ilişkisi de yoktur. Milli Eğitim Müdürlüğü gibi bir kurumdan “KOMUOYU” diye ciddiyetsiz ve özensiz bir duyuru çıkması hem de sürekli “Türkçe Öğretmenliği” ile övünen bir imza ile çıkması aslında pek çok gerçekliği gözler önüne sermiştir. Sırasıyla garip duyuruyu bir ele alalım.

22.11.2011 - 23:00
523
Şöyle başlıyor “03/11/2011 tarihinde Zafer GECEGÖRÜR tarafından yapılan basın açıklamasında…”

Basın açıklamasının altında Bartın Tiyatrolar Platformu yazmaktadır. Yani içinde Bartın Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Bartın Bölge Tiyatrosu ve Bartın Sanat Tiyatrosunun yer aldığı bir platforma aittir.

Basın açıklamamızda yer alan biçimiyle Sayın Yeşilyurt;

“Okullarıma girmeyin, öğretmenlerimle görüşmeyin çocuklara tiyatro miyatro istemiyoruz. Hiçbir şekilde sizi dinlemem. Bir daha gözüme görünmeyin. Siz kimsiniz ki?” diyerek hem bağırmış hem yaptığımız sanatı hem de bizi aşağılamıştır.

Sizin açıklamanızda bize yanıt vermeniz gereken bağırma ve aşağılama ile ilgili tek bir kelime neden yoktur? Kanun ve yönetmelik maddeleri ile asıl sorunu boğuntuya getirmek “Bizans oyunları” kadar eskidir. Kimse kamuoyunu aptal zannetmemelidir.

Gelelim şu kanun ve yönetmeliklere;

13/01/2005 tarih ve 25699 sayılı R.G. de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim ve Orta öğretim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği

e) Sosyal Etkinlik: (Değişik bent:2.3.2008/26804 RG) Öğrenci kulübü ve toplum hizmeti çalışmaları ile her türlü gezi, yarışma, yayın, gösteri, tiyatro, spor, münazara ve benzeri diğer etkinlikleri,

Yönetmelikte yazan “her türlü” den ne anlaşılmaktadır? Çocuk tiyatrosu yapılamaz anlaşılmakta mıdır?

“Yine aynı yönetmeliğin İlkeler başlıklı 6. Maddesinin ı bendinde:

ı) Çalışmaların daha çok ders dışı zamanları kapsayacak ve değerlendirecek şekilde planlanıp uygulanabilmesine,”

Yönetmelikte yazan “daha çok” dan ne anlaşılmaktadır? “Kesinlikle” ders dışı zaman mı anlaşılmalıdır?

Oyunların bir komisyonca incelenmesine itirazımız olmamakla birlikte neden son beş yıldır 4-5 ilde bir ibare konularak çocuk tiyatrosunun oynanabilirliği nerdeyse imkansız hale getirilmiştir? Hepsi bir yana 4-5 il (Bartın, Kastamonu, Karabük, Zonguldak vb.) dışındaki diğer Milli Eğitim İl Müdürlükleri neden böyle bir ibare koymamaktadır? Yoksa diğer illerin Milli Eğitim Müdürlerinin sizin kadar kanun ve yönetmelik bilmediklerini mi düşünüyorsunuz? Eğer diğer illerde ve son beş yıl öncesinde Bartın’da kullanılan bir inisiyatif ise neden beş yıldır kullanılmamaktadır?

Yapılan duyuruda bile çocuk tiyatrosunun kanunla ve yönetmelikle nasıl yapılamayacağı konusunda bir çaba sezilmektedir. Ortak akıl yürütme ve sorunu çözme üzerine de tek bir kelime yoktur.

Milli Eğitim Müdürlüğü tasarrufu altında olan Milli Bayramlarımızın kutlanmasına karşı değiliz hatta bazılarında yardım istendiğinde gönüllü olarak yardım da ettik. İstenirse yine ederiz. Bu kutlamalar için günlerce hatta bazen haftalarca ders saatlerinde okul bahçelerinde, salonlarda, statlarda provalar yapılırken eğitim-öğretim aksamıyor, senede bir kere 1 saat tiyatro izleyince mi aksıyor?

Duyuruda bir de sıkılmadan “sanatın ve sanatçının yanındayız” denilmiş bu kentte hafta sonları Bale, Keman, Gitar, Drama-Tiyatro vb sanat eğitimleri için kaç tane çocuk ve velisi oradan oraya koşturmaktadır? Bunu biliyorlar mı? (Biz sayısını biliyoruz.) Sanatçının yanında olmayı sanat eğitimcilerini ve emekçilerini azarlamakla mı yapmaktasınız? Hangi kanun ve yönetmelik 30 yılını tiyatroya vermiş. Sanat yaşamına 2 onur ödülü, 19 ulusal ödül sığdırmış, Milli Eğitim kurumunda dahi birikimlerini paylaşmış bir sanat emekçisine bağırmayı ve azarlamayı uygun bulur? Onların tarih ve sayıları neden duyurularınızda yok?

Biz Sayın Yeşilyurt’un duyurusundaki asılsızlıklara ve saptırmalara devam edelim.

“H.E.M. ve ASO Müdürlüğümüz aracılığıyla ücret alması da sağlanarak 2007 ile 2010 yılları arasında Tiyatro ve Diksiyon alanlarında 16 adet kurs açılmıştır.”

Bu yetişkin kurslarının açılması ile bu kentte çocuk tiyatrosu yapılamaması arasında nasıl bir ilişki kurulmuştur? Bir de ücret alınması diye belirterek bizi Milli Eğitim Müdürü’ne muhtaç bir duruma mı düşürmeye çalışılmaktadır? O zaman adama sormazlar mı? Şu ana kadar çocuklara ve öğretmenlere, zaman zaman okullara 16 değil yaklaşık 135’e yakın panel, atölyeyi, prova vb. ile üst üste 7 yıl Liselerarası Tiyatro Festivali koordinasyonunu gönüllü olarak yaptık. Bunun bedelini ödemeye hangi Milli Eğitim Müdürü’nün gücü yeterbilir?

“Bartın İl Milli Eğitim Müdürlüğüne 2005 ve 2007 yıllarında tiyatro eserini sergilemek üzere sadece iki başvurusu olmuş…”

Ekibiniz dersine iyi çalışmamış 2001-2007 arası beş ayrı çocuk oyununa başvuru yaptık o zamanlar olurlar normal olduğu için Bartın merkez ve masrafları da gönül hanemizden ödeyerek en uzak köy okullarına kadar 20.000 çocuğa ulaşırdık. Belki de Milli Eğitim Müdürü’nden daha çok okul gezip oyun oynamıştık! Zaten 2007 den sonra onaylara ibare (“eğitim-öğretimi aksatmadan okul saatleri dışında okul müdürü sorumluluğunda”) koyunca çocuklara oyun oynamamızın önü tıkanmıştır. Oynayamadığımız oyunlara olur mu alacaktık?

“…gerek ilimiz kamuoyunun gerekse Bakanlığımızın takdirlerine mazhar olmuştur.”

İldeki durumunuz zaten biliniyor. Bu bakanlık hani 6-7 yıl önce her ilde öğretmenlere hizmet içi eğitim çalışmaları içinde “Yaratıcı Drama” eğitimi yapılmadığı için sert bir yazıyla azarlayan bakanlık mı? Müdürlükte Zafer Gecegörür’ü bularak apar topar Okul Öncesi Eğitimde görev alan öğretmenlere Kız Meslek Lisesi salonunda eğitim verdiren. Biz; “Dramanın sınıf öğretmenlerine de, branş öğretmenlerine de anlatılması önemlidir.” dediğimizde, “Bakanlık istedi biz de yaptık işte” denilen. Oldu mu oldu mantığı ile herkesin birbirinin gözünü boyadığı. Eğitim-öğretimde şu özel dershanelerin ve özel derslerin neden bu kadar arttığının ve çözüm yollarının tartışılması gerektiği bakanlık mı?

“Söz konusu kişinin tiyatro çalışmalarının oyuncularının çoğu da Milli Eğitim Müdürlüğümüze bağlı öğretmen ve öğrencilerden oluşmuştur.”

Aslında “söz konusu bile” olmayan kişi bilmiyor mu? Veliler okulları dışında çocuklarını sanat eğitimine gönderiyor. Öğretmenler gündüzleri okullarda eğitim-öğretim verdikleri çocukların velileri için de akşamın bir vakitleri gönüllü olarak, (milli eğitim müdürü ücret ödemeden yani) sanat kurumu yada dernekte sanat faaliyetinde bulunuyor. Siz bunları Milli Eğitim’de bulunan masa, sandalye, dolap gibi sahipleniyor musunuz? Beyefendi, burada söz konusu olan insandır. İnsanın özel ve sanatsal yaşamına da ambargo mu koyuyorsunuz? Lafınızın nerelere kadar gittiğinin farkında mısınız? Çalışmalarımıza emek ve destek veren üniversite öğrencileri, doktor, öğretim üyeleri, başka resmi kurum memurları, özel işyerlerinde çalışanlar da var. Onlara nasıl bir sahiplenme ya da engel düşünmektesiniz? Asıl siz söyleyin, bizimle oyuncu olarak yetişmiş öğretmenleri tüm törenlerinizde sunucu olarak kullanan sizler değil misiniz?

“Müdürlüğümüz faaliyetleri ile ilgisi olmadığı halde İstanbul, İzmir, Giresun vb. illere yaptığı turnelerine gidip gelebilmesi ve dekorlarını taşıyabilmesi için Milli Eğitim Müdürlüğümüzün araçları tahsis edilmiştir”

Artık duyuru o kadar traji-komik hal almış olsa gerek ki nerdeyse “Yolda bir kere hapşırmıştı bizde çok yaşa demiştik” denilecektir. Sayılan illerde yapılan “faaliyet” değildir. Hele sizin “faaliyetiniz” asla olamaz. Bunlar Ulusal veya Uluslararası Festivallerdir. (Sanatın yanındalar, nasıl da biliyorlar) Ciddi sanat kurulları toplanır tüm Türkiye’deki tiyatroları inceler ve nitelikli olanları davet ederler. Biz de kenti temsilen gittiğimiz için Valilik’ten olur alırız ayrıca ulaşım için de yardım isteriz. Artık o tarihte hangi kurumun aracı müsaitse Gençlik Spor, Milli Eğitim, Belediye, Kaymakamlıklar vb. ile gider (Sayılanların hepsi ile gidilmiştir) kentimizi başarı ile temsil ederiz. Kaldı ki son yıllarda kurumun buna da gönülsüz olduğu ya da bin dereden su getirildiğinden de bahsetmesinde yarar görüyoruz.

Ayrıca faaliyetlerini Kültür Müdürlüğü bünyesinde gerçekleştirememesi manidar olan kişinin açıklamaları etik olmadığı gibi gerçekle ve dürüstlükle de bağdaşmamaktadır.

Bilmemek ayıp değil tabii. Anlatalım. Efendim sanat hiçbir kurumun babasının malı değildir. Sanatı ve sanat eğitimini her kurum, sivil toplum örgütü ya da kişi yapabilir. Siz sanatı da Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün (bari kurumların adını tam ve doğru yazsalarmış. Olsun sanatın ve sanatçının yanındayız ya, yeter) tekelinde sanıyorsanız yanılırsınız. O zaman demezler mi okullarda Resim ve Müzik derslerinin Kültür ve Turizm Müdürlüğü bünyesinde olmaması manidardır. Ya da Belediye’de sanat üretimi var. O da mı manidar? Hepsini geçtik adama sormazlar mı. Yahu sana ne? Nerde istersem orda sanat üretimimi gerçekleştirim. Ne yanıt verilir o zaman?

Asıl manidar olan “dürüstlük” kelimesinde kullanılmasıdır. Dürüstlük kelimesini kullanıyorsak eğer o zaman erdemli ve dürüst bir şekilde denirki;

“Valilik salonu çıkışında bir sanat emekçisine bağırdım özür dilerim. Çocuk Tiyatrosu konusunda da ne yapılması gerekirse bir mutabakat kurarak çözelim”

Şimdi bunu demek varken. Ne deniyor duyurularında

“kendisini tiyatro sanatçısı olarak niteleyen Zafer GECEGÖRÜR”

Sayın Yeşilyurt;

İşte etik olmayan budur! Gerçek dışı duyuru vermek budur. Haddini bilmemek budur! Hani sorarlar ; bu adama 16 tane kurs açmış, öğrencilerini ve öğretmenlerini teslim etmiştin. Şimdi ne oldu? Ben şimdi niteliklerimin yalnızca bir kısmını en altta imzamın altında yazıyorum. Tamamı belgelidir. Siz kurum müdürlüğü dışında birkaç yıldır sürdürdüğünüz belgeli sosyal veya kültürel bir tane nitelik yazabiliyor musunuz? Ben yanıtı çok iyi biliyorum. Aslında tüm bunların altında yatan düşünceyi de çok iyi biliyorum. Ama artık susma vakti bitmiştir. Bu sorun çözülünceye kadar arkasını bırakmayacağız. Bu konunun yerelde çözülmesi için mücadelemize devam edecek, önce ulusalda Ankara, devamında uluslararası kurum ve kuruluşlar aracılığı ile sesimizi duyuracağız.

Yineliyoruz… Sözümüz meclisten içeridir.
Tiyatroma Dokunma!
Yaşasın Tiyatro! Yaşasın Sanat!

Zafer Gecegörür

Niteliklerin Özeti :
30 yıllık Tiyatro Emekçisi
Oyuncu – Yönetmen - Genel Sanat Yönetmeni - Yaratıcı Drama lideri
Türkiye Tiyatrolar Birliği Karadeniz Temsilcisi
ASSITEJ (Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları) Üyesi
Türkiye Çağdaş Drama Derneği Üyesi
17 Yıldır Bartın Tiyatro Festivali - Festival Yönetmeni
Bartın Liselerarası Tiyatro Festivali Genel Koordinatör (2000-2007)
8. Tiyatro Festivali Onur Ödülü
14. Giresun Uluslararası Aksu Tiyatro Festivali Onur Ödülü
X. Lions Tiyatro Ödülleri – En İyi Yönetmen (2010)
XI. Direklerarası Tiyatro Ödülleri - En İyi Ortak Proje Yönetmen (2011)

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenme Beğenme 0
Sev Sev 0
Komik Komik 0
Vay Vay 0
Üzgün Üzgün 0
Kızgın Kızgın 0