*, Şiirde “Üretilmiş İçtenlik” Sorununa Bakış

Genellikle içtenlik sözcüğü, bilimsel bir bakış içermediği düşünülse de yazdığına ömründen yüklenen ve çevresini alabildiğine görgü gözü ile gören, yaşadığı toplumun sesi, sözü ve sancısı ile üretilmiş bir örtüşüm sağlayan, sistem karşıtı "üretilmiş" bir duruştur içtenlik.

Ağustos 17, 2006 - 18:38
 2.1k
Sistem tarafından yönlendirilmiş bir doluşun, kendini kusmak olarak sunan kendiliğindencilikten, estetik bir kopuştur içtenlik... İçtenlik etik kuralların yaratıcısı olduğu kadar, bu kuralların yaşayanıdır da...Genellikte içinden geçeni, dışarıya hiçbir kaygı ve seçicilik içermeden salmayı, içtenlik olarak tanımlayış, bir sistem aldatmasıdır… bu davranışın sistem karşıtı olması bile, durumu değiştirmeye gücü yetmez… sistem her zaman kendisine alternatif olmayan, karşı çıkışlardan beslenen bir güç tanımlanışıdır… alternatif olamayan karşıtlık, sistem karşıtlığının alternatife dönüşmesinin içeriğini boşaltan bir payandadır da…

Dünyayı insandan yana devindirme esasının bu temel yaklaşımı, şiirin kurgusunda da temel kaygımız olması gerekir, yeni şiir salt karşı olan değil, aynı zamanda alternatif olan bir yetkinliği hedeflemek zorundadır… Kurmak istediğimiz dünyaya denk düşecek estetik bütünselliğin yaratıcısı olmak; özlemini çektiğimiz dünyanın içtenliğini üretmemizle olasıdır...

Bu nedenlerden dolayı Şiirde imge yaratımını gerçekleyecek olan öz-biçim bileşeni "uslup" (biçem); etik karakter ile açığa çıkar. Açığa çıkan bu karakteri "üretilmiş-içtenlik" olarak tanımlama ihtiyacı duymaktayım. Tek başına etik karakterin bir şiiri ne kadar şiir yapabileceği tartışılır olmakla beraber; "Üretilmiş-İçtenliği" içermeyen şiirin şiir olamayacağı kesindir. İmgede içtenlik sorunu kendisini "üretilmiş-içtenlik" olarak gerçekler.

İçtenlik ezberlenmiş imgeler etrafında kendini tekrarlayan bir kalıplar bütününe düştüğünde, üretim sürecini yitirerek, sentetik bir içeriğe dönüşür. Bu süreçteki üretimsizlik "ürünleri" taklitte takip diyeceğimiz fikri sürecin dışına düşmüş, bir dizi anlamsızlığı üretir.

Genel olarak geleneksel ürünlerin “ozan” kavramı içerisinde kalışının temelindeki bu gerçek, “yeni şiirin” yaratılması noktasında da aşılması gereken bir handikap olarak tanımlanması gerekir… Şiir geleneksel kalıplara esir düşmeyen, bir yaratıcılık ekseninde olmadıkça, içtenliğini ürete bilmesi olası değildir, bu ise ancak; üretilmiş bir kopuşla gerçeklene bilir… ”yeni” adına gerekli gereksiz bir dizi biçim oynamaları kadar, geleneksellik içerisinde kendimizi tekrarlamamızın da şiire ve topluma hiçbir katkı sunmayacağının bilincinde olmamız gerekir…

İçtenliği korumak etik bir bütünlüğün üretimini sürekli kılmakla olasıdır.
Sebep-Sonuç ilişkilendirmelerinin sarmal gelişimi içerisindeki bu durum, kendisini "üretilmiş içtenlik" olarak tanımlar ki bu kendisini şiirde klişe olmayan üretilmiş imge olarak gösterir...
"Yeni" diye tanımlamaya çalıştığımız ezilenlerin yükselen estetiğindeki şiirin ayırt edici karakterlerinden biriside; imgenin “üretilmiş içtenlik” olarak açığa çıkmasıdır...

Şiirde İçtenlik; bilgi birikimi, düşünce yoğunluğu, yaşamı algılayıştaki duruşun, kendisini özgün bir imge olarak üretebilmesi ile olasıdır…


Necmi Otçu