Hollanda'da Faşist Gösteriye Tepki
Son yıllarda Avrupa ülkelerinde artan ırkçı faşist gösteriler, Hollanda'da da kendini gösteriyor. Özellikle 2008'in son aylarında etkilerini gösteren krizin kendini hissettirmesiyle bu akımlar daha da yüksek sesle ırkçı söylemlerini dile getirmeye başladılar. Burjuvazinin yedek lastik görevini gören bu güruhlar, krizin nedenini örtbas etmek için yaşanan bütün olumsuzlukların sorumlusu olarak yabancıları gösteriyorlar. Oysa ki; bu güruhların yaşam tarzları, davranışları, kılık kıyafetleri onların değerlerindeki çürümeyi ortaya çıkarıyor. Daha bir hafta önce bu güruhtan birisi uyuşturucu suçundan tutuklandı.
Truva atı değişti...
Hollanda'da özellikle son yıllarda ırkçı faşist partiler gittikçe güçlendiler. Faşist Pim Fortuyn'in bir Hollandalı tarafından 6 Mayıs 2002'de öldürülmesinin ardından, Hollanda burjuvazisi ölen ırkçı-faşist liderin ölüsünden de yararlanarak, ülkede can güvenliği sorununun endişe verici boyutlara ulaştığını propaganda ettiler. Gerici yasalar eşliğinde yeni aktörler sahneye sürdüler. Son bir kaç yıldır da Geert Wilders, Pim Fortuyn'in yerini almaya başladı. İslam ve yabancı düşmanlığı üzerinden prim yapmaya çalışan bu nazi kafalı budala, son seçimlerde oylarını yükselterek belli bir güce ulaştı. Ülkenin iki büyük kentinde birinci parti ve bir çok ilçe ve kasabada da ya birinci parti seçildi ya da oylarını arttırdı. Ülke politikasına müdahale edebilecek güce ulaştı. Mevcut azınlık hükümeti, dışardan ona destek veren bu faşist partiyle birlikte, başta işçi sınıfına olmak üzere kazanılmış bir çok ekonomik, sosyal ve politik haklara saldırıyor, kısıtlamalar getiriyor. Yeni gerici yasalar yürürlüğe konuluyor. Faşist parti azınlık koalisyon hükümetine şantajlar yapıyor, Hollanda burjuvazisinin bir çok politikasının hayata geçmesini sağlıyor. Saldırıların amacı genelde topumu, özelde ise işçi sınıfının gücünü bölmek ve halkın kazanılmış haklarını elinden almaktır.
Sokak eylemlerine geçiş…
Geert Wilders seçimlerin hemen ardından başarı gösterdikleri il ve beldeleri bizzat gidip ziyaret ediyor. Ardından toplama dazlak kafalı güruhlarını sokağa salarak gösteri ve yürüyüşler planlanıyor. Ne var ki gösteri yaptığı bütün illerdeki tablo, şimdilik oy tabanını sokağa çıkaramadığını gösteriyor.
Hollanda'nın Helmond kentinde gösteri yapma izni alan ırkçı-faşist çete, 1 Ekim günü saat 13.00 'te Helmond'in Brouwhuis semtinin tren istasyonunda yürüyüş yapmak için toplandı. Bu gösteriye karşı Savaş karşıtı komite ve AFA (anti-faşist eylem grubu ) “yürütmüyecegiz!” şiari ile karşı çağrı yaparak bir eylem düzenledi. Yürüyüş anında eylem yerini dört bir yandan sardılar. Helmond’un bütün giriş ve çıkışları polisin ablukasına alınmıştı. Havada helikopter ve karada zırhlı polis araçlarıyla beş yüzün üzerinde polis seferber edilmişti.
Trenle Brouwhuis istasyonuna gelen ırkçı faşist güruh polis kontrolünde trenden indirildi ve izin aldıkları yürüyüş güzergâhında yürüyüşe geçti. Yüzlerce polis, robokop, atlı, motorsikletli, zırhlı araçlar ve helikopter korumasında 23 kişilik dalzak gurubu yürüyüşe geçti. Başta semt sakinleri olmak üzere çeşitli yerlerden gelen ve sayıları bini aşan kitle karşı protestoya geçti. Polis protestocu kitleyi yaklaştırmamasına rağmen, kitle faşist göstericilere saldırmak için polis kordonunu yarmaya çalıştı. Her defasında polisin acımasız saldırısına uğradı. Bir çok kez arbede yaşandı. Faşist gösteriye tepki gösteren 9 kişi gözaltına alındı. Anti-faşistleri kontrol etmede zorlanan polis, 5 saat gösteri yapma izni alan ırkçı faşist çeteyi 45 dakikalık bir yürüyüşten sonra trene bindirip geri göndermek zorunda kaldı.
Kapitalizmde yasalar, burjuvazi ve beslemeleri içindir…
Hollanda burjuvazisi, söz konusu devrimciler, işçiler, emekçiler, sendikalar ve savaş karşıtları olduğunda eylem ve gösterileri engellemek için anayasanın bütün gerici maddelerini seferber eder. Irkçı-faşist çetelere ise polis koruması dahil sınırsız imkan sağlar.
1- Hollanda'da gösteri ve yürüyüş izni için başvuru yapıldığında megafon kullanmak için en az 50 kişi olunması gerek. Ne var ki, ırkçı-faşist çete 23 kişiydi. Eylem süresince megafonla konuşma ve propaganda olanağı sağlandı.
2- Birileri eylem ve gösteri yapıyorsa karşıt tarafın da gösteri yapma hakkı vardır. Ama bu hem Belediyenin aldığı kararla hem de pratikte engellenmiştir.
3- Hollanda'da bir başkasına karşı ırkçı ve ayrımcılığı ifade edecek eylem, davranış ve söz suçtur ve cezai yaptırım gerektirir. Irkçı-faşist çetenin www.youtube.com/watch linkinden de takip edebileceğiniz konuşmasına bakılırsa, baştan sona suç işlenmektedir.
4- Semt sakinlerinin kendi semtinde böyle bir ırkçı gösteriye tepki göstermesi üzerine polis tarafından aşırı güç kullanması da, diğer örneklerle beraber, bu devletin söz konusu faşist beslemeleri olduğunda yasalarını nasıl da hiçe saydığını bir kez daha gösterdi.
Önemli dersler ve görevler...
Savaş karşıtı komite ve AFA, organize ettiği eylemde kitleyi başarılı bir biçimde organize edemedi. Kitle tepkisi gerçek anlamda ırkçılığı teşhir edecek politik bir tepki değildi. Genel anlamda insanların dört koldan tren istasyonunu sarmaları ve semt sakinlerinin tepkisi olumlu ve başarılıydı. Ancak politik içerik olarak zayıftı. Sol örgüt ve kurumların eylemde öne çıkmamaları ve önderlik boşluğunu doldurmamaları büyük bir zayıflıktır. Bu konuda BİR-KAR (İşçilerin Birliği Halkların Kardeşliği Platformu) olarak biz de bu başarısızlığın bir parçasıyız. Bu eylem bizim için çıkarılması gereken derslerle doludur.
Önümüzdeki süreçte başta ilerici ve devrimci kurumlar, anti-faşist parti, örgüt, kurum ve kişileri bu türden sınıfa ve emekçilere dönük saldırıları püskürmede büyük sorumluluklar bekliyor.
Ali Solmaz
BİR-KAR Temsilcisi/ Hollanda
05-10-2011
-----------------
Yukarıdaki gösteriye ilişkin videolar:
http://www.youtube.com/watch?v=pqeGQPS--vs
http://www.youtube.com/watch?v=6iqLjnkPZyM
http://www.youtube.com/watch?v=Kmq1_YPqtB4
http://www.youtube.com/watch?v=D4gMyo_dxKk


















