Eğitim Hakkı
EĞİTİM HAKKI İNSANCA YAŞAM HAKKIDIR İnsanların beslenme ve barınmadan sonra en temel hakları eğitim ve sağlık hakkıdır. İnsanca bir yaşam için, geleceğe umutla bakabilmek için, eğitim hakkı hayati önem taşımaktadır.
Eğitimin bir devlet hizmeti olarak sürdürülmesi ve herkese yetenekleri doğrultusunda eşit sunulması, sosyal bir devletin başkalarına devredemeyeceği ve vazgeçemeyeceği görevlerindendir.
Eğitim, sadece varlıklı insanların satın aldığı ve pazarladığı ticari bir işletme olamaz. Olmamalıdır.
Toplumun her kesimini ilgilendiren eğitim sistemimiz bir sorunlar yumağı haline getirildi. Hükümet, eğitime getirdikleri yeni uygulamalarla çözümü değil, IMF ve DB’nın istemlerini gerçekleştiriyorlar.
İşsizliğin ve yoksulluğun giderek arttığı ülkemizde, eğitimden yararlanma ayrıcalıkları da daha belirgin hale geldi.
Bir tarafta devlet ödeneği azaltılan, sıra, tebeşir, yakacak ve birçok acil ihtiyaçlarını karşılamayan ve giderleri velinin sırtına yıkılan devlet okulları, diğer tarafta devlet desteği ile geliştirilen özel okullar.
Bir tarafta sınava ve elemeye dayalı bir eğitim sistemi, diğer tarafta mantar gibi çoğalan dershaneler ve test büroları. ”Bilgi hamalı” haline getirilen çocuklarımız.
Bir tarafta rant haline getirilen OKS ve ÖSS sınavları , diğer tarafta KPSS sınavı adı altında yapılan işsizleştirme uygulamaları ve işe yaratılmayan diplomalar.
İşte eğitimde çıkmaz sokak. Bunu sadece öğretmenler- veliler ve öğrencilerin çabası açmaya yetmez, geniş bir toplumsal kesimin ortak mücadelesi çıkmaz sokağı açıp aydınlatacaktır.
Okullarımızın işletme, öğrencilerimizin müşteri ve öğretmenlerimizin tahsildar olmaması için,
Okullarımızın, rekabetin, şiddetin ve bencilliğin değil, dayanışmanın, paylaşmanın ve kardeşliğin sağlandığı birer bilim yuvası olması için, herkesin eğitim hakkına sahip çıkması bir zorunluluk oldu artık.
Çünkü;
Son günlerdeki olaylarla da görüyoruz ki, çocuklarımız; karanlığı sürükleniyor. Ulusları işgal eden, halkları birbirine düşüren, emperyalist güçlerin ülkedeki maşalarının ağına düşüyor. Bilim adamı olması gerekirken, katilliği ile öğünen robotlar çıkıyor. Tabii ki iş eğitimle de bitmiyor. İşsizliğin, yoksulluğun her gün arttığı bir ülkede, insanlarımız ve gençlerimiz gerici ve ırkçı düşüncelerle birbirine düşman ediliyor. Yaşları 17-yada 20 olan kişiler adam öldürmeleri ile övünüyorlar, bunların yanında resmi görevliler hatıra fotoğrafı geçtirebiliyorlar.
Şunu hepimizin sorgulaması gerekiyor:
Gençlerimizi, bizi ve ülke yönetimini bu noktaya nasıl getirdiler?
Orhan YÜCE
ÖVDER (Öğrenci Velileri Dayanışma Derneği)
Şube Başkanı-İzmir
bilgi@ovder.org
www.ovder.org
Eğitim, sadece varlıklı insanların satın aldığı ve pazarladığı ticari bir işletme olamaz. Olmamalıdır.
Toplumun her kesimini ilgilendiren eğitim sistemimiz bir sorunlar yumağı haline getirildi. Hükümet, eğitime getirdikleri yeni uygulamalarla çözümü değil, IMF ve DB’nın istemlerini gerçekleştiriyorlar.
İşsizliğin ve yoksulluğun giderek arttığı ülkemizde, eğitimden yararlanma ayrıcalıkları da daha belirgin hale geldi.
Bir tarafta devlet ödeneği azaltılan, sıra, tebeşir, yakacak ve birçok acil ihtiyaçlarını karşılamayan ve giderleri velinin sırtına yıkılan devlet okulları, diğer tarafta devlet desteği ile geliştirilen özel okullar.
Bir tarafta sınava ve elemeye dayalı bir eğitim sistemi, diğer tarafta mantar gibi çoğalan dershaneler ve test büroları. ”Bilgi hamalı” haline getirilen çocuklarımız.
Bir tarafta rant haline getirilen OKS ve ÖSS sınavları , diğer tarafta KPSS sınavı adı altında yapılan işsizleştirme uygulamaları ve işe yaratılmayan diplomalar.
İşte eğitimde çıkmaz sokak. Bunu sadece öğretmenler- veliler ve öğrencilerin çabası açmaya yetmez, geniş bir toplumsal kesimin ortak mücadelesi çıkmaz sokağı açıp aydınlatacaktır.
Okullarımızın işletme, öğrencilerimizin müşteri ve öğretmenlerimizin tahsildar olmaması için,
Okullarımızın, rekabetin, şiddetin ve bencilliğin değil, dayanışmanın, paylaşmanın ve kardeşliğin sağlandığı birer bilim yuvası olması için, herkesin eğitim hakkına sahip çıkması bir zorunluluk oldu artık.
Çünkü;
Son günlerdeki olaylarla da görüyoruz ki, çocuklarımız; karanlığı sürükleniyor. Ulusları işgal eden, halkları birbirine düşüren, emperyalist güçlerin ülkedeki maşalarının ağına düşüyor. Bilim adamı olması gerekirken, katilliği ile öğünen robotlar çıkıyor. Tabii ki iş eğitimle de bitmiyor. İşsizliğin, yoksulluğun her gün arttığı bir ülkede, insanlarımız ve gençlerimiz gerici ve ırkçı düşüncelerle birbirine düşman ediliyor. Yaşları 17-yada 20 olan kişiler adam öldürmeleri ile övünüyorlar, bunların yanında resmi görevliler hatıra fotoğrafı geçtirebiliyorlar.
Şunu hepimizin sorgulaması gerekiyor:
Gençlerimizi, bizi ve ülke yönetimini bu noktaya nasıl getirdiler?
Orhan YÜCE
ÖVDER (Öğrenci Velileri Dayanışma Derneği)
Şube Başkanı-İzmir
bilgi@ovder.org
www.ovder.org
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenme
0
Sev
0
Komik
0
Vay
0
Üzgün
0
Kızgın
0


















