ANLAYANA...
Bir çiftlikte kırmızı ibikli bir tavuk yaşarmış. Bu tavuk, kendi yiyeceğini kendi bulur ve yaşamından memnunmuş. Tavuk bir gün buğday taneleri bulmuş ve bunları ekerek daha çok yiyecek elde edeceğini düşünmüş. Ancak nasıl ekeceğini bilmediği için arkadaşlarından yardım istemiş.
Ördek: "Yardım edemem. Ama istersen sana kahve tohumu satabilirim. Kahveden çok
para kazanır ve istediğin kadar buğday satın alırsın" demiş.
Domuz: "Ben de yardım edemem. Ama kahve ekersen, kahveni ben satın alabilirim" demiş.
Fare: "Buğdaydan anlamam ama, kahve ekecek olursan, gereken parayı sana borç verebilirim" demiş.
Tavuk, bu yanıtlardan sonra kahve ekmeye karar vermiş. Ancak kahveyi nasıl ekeceğini bilmediğinden yine yardım istemiş.
Ördek:"Yardım edemem, ancak kahvenin çabuk büyümesi için gereken gübreyi sana satabilirim" demiş.
Domuz: "Kahve yetiştirmekten anlamam, ancak kahveleri zararlı böceklerden korumak için gereken ilacı sana satarım" demiş. Fare: "Gübre ve ilaç alman için istersen sana borç veririm" demiş.
Kırmızı ibikli tavuk kahve ekimine başlamış. Kahve yetiştirmek buğday yetiştirmekten daha zor bir iş olduğu halde, tavuk bu işin sonunda çok zengin olacağını ve kazanacağı parayla bol miktarda buğday alabileceğini hayal ederek bu zorluklara katlanmış. Hasat zamanı gelmiş. Tavuk bol miktarda ürün elde etmiş, kendisine yol gösteren arkadaşlarına:
"Kahveleri satmama kim yardım edecek?" diye seslenmiş.
Ördek: "Kahveyi satmana yardım edemem ama, kahveyi satman için önce işlemen ve paketlemen gerekir. Bu nedenle kahveni benim fabrikama getirmelisin" demiş.
Domuz: "Ben de yardım edemem. Zaten herkes kahve ektiği için kahve fiyatları çok düştü, senin kahven beş para etmez" demiş.
Fare: " Ben bu işlerden anlamam, alacağımı isterim" demiş.
Kırmızı ibikli tavuk içine düşürüldüğü tuzağın farkına varmış varmasına da, hem borç içindeymiş hem de yiyecek tek bir lokması yokmuş. Açlıktan ölmemek için yine yardım istemiş.
Ördek: "Yardım edemem. Çünkü senin paran yok" demiş.
Domuz: "Ben de yardım edemem. Zaten herkes kahve ektiği için, buğday da yok" demiş.
Fare: "Ben da sana yiyecek bulamam. Ancak bana borçlarını ödemediğin için para yerine tarlanı elinden almak zorundayım. Eğer iyi bir tavuk olursan senin o tarlada çalışmana belki izin verebilirim" demiş.
Şimdilerde bizim kımızı ibikli tavuk, eski tarlasında boğaz tokluğuna fare için buğday yetiştiriyormuş.
Ülkemiz yöneticilerinin, IMF'nin, Dünya Bankası’nın ve 'stratejik dostumuz' Amerika Birleşik Devletleri'nin kulakları çınlasın.
(anonim)
Domuz: "Ben de yardım edemem. Ama kahve ekersen, kahveni ben satın alabilirim" demiş.
Fare: "Buğdaydan anlamam ama, kahve ekecek olursan, gereken parayı sana borç verebilirim" demiş.
Tavuk, bu yanıtlardan sonra kahve ekmeye karar vermiş. Ancak kahveyi nasıl ekeceğini bilmediğinden yine yardım istemiş.
Ördek:"Yardım edemem, ancak kahvenin çabuk büyümesi için gereken gübreyi sana satabilirim" demiş.
Domuz: "Kahve yetiştirmekten anlamam, ancak kahveleri zararlı böceklerden korumak için gereken ilacı sana satarım" demiş. Fare: "Gübre ve ilaç alman için istersen sana borç veririm" demiş.
Kırmızı ibikli tavuk kahve ekimine başlamış. Kahve yetiştirmek buğday yetiştirmekten daha zor bir iş olduğu halde, tavuk bu işin sonunda çok zengin olacağını ve kazanacağı parayla bol miktarda buğday alabileceğini hayal ederek bu zorluklara katlanmış. Hasat zamanı gelmiş. Tavuk bol miktarda ürün elde etmiş, kendisine yol gösteren arkadaşlarına:
"Kahveleri satmama kim yardım edecek?" diye seslenmiş.
Ördek: "Kahveyi satmana yardım edemem ama, kahveyi satman için önce işlemen ve paketlemen gerekir. Bu nedenle kahveni benim fabrikama getirmelisin" demiş.
Domuz: "Ben de yardım edemem. Zaten herkes kahve ektiği için kahve fiyatları çok düştü, senin kahven beş para etmez" demiş.
Fare: " Ben bu işlerden anlamam, alacağımı isterim" demiş.
Kırmızı ibikli tavuk içine düşürüldüğü tuzağın farkına varmış varmasına da, hem borç içindeymiş hem de yiyecek tek bir lokması yokmuş. Açlıktan ölmemek için yine yardım istemiş.
Ördek: "Yardım edemem. Çünkü senin paran yok" demiş.
Domuz: "Ben de yardım edemem. Zaten herkes kahve ektiği için, buğday da yok" demiş.
Fare: "Ben da sana yiyecek bulamam. Ancak bana borçlarını ödemediğin için para yerine tarlanı elinden almak zorundayım. Eğer iyi bir tavuk olursan senin o tarlada çalışmana belki izin verebilirim" demiş.
Şimdilerde bizim kımızı ibikli tavuk, eski tarlasında boğaz tokluğuna fare için buğday yetiştiriyormuş.
Ülkemiz yöneticilerinin, IMF'nin, Dünya Bankası’nın ve 'stratejik dostumuz' Amerika Birleşik Devletleri'nin kulakları çınlasın.
(anonim)
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenme
0
Sev
0
Komik
0
Vay
0
Üzgün
0
Kızgın
0




















